|
Yeni Sayfa 1
ONE MINUTE, ONE MINUTE OLMAZ!
Olmaz elbette; Galatasaray Türkiye’dir, Avrupa değil! Sadece
ben değil, koca yönetim söylüyor bunu; Galatasaray’ın Türkiye olduğunu. Gücünü
yönetimden alan futbolcuların hakemleri hiçe saymaya kalkışması da gayet normal
karşılanıyor. Tabi hatırlatmada fayda var; Galatasaray’ın Türkiye olduğu
yerlerde geçerli tüm bunlar. Şimdi ise gerçek ligindeyiz Cimbom’un. Ama
yönetimin hedefi küçülten söylemleri nedenile bol gelebilir futbol takımımıza
Çarşamba gecesi. “Galatasaray Türkiye’dir” demek Galatasaray’ın
globalleşemediği, geçmiş tarihlerde batıya açılan penceresinin çoktan kapandığı
demektir. Türkiye liglerinde hakemlerle oynama yüzdesi topla oynama yüzdesine
yakın olan, bazen de topla oynama yüzdesini geçebilen futbolcuların, Avrupa
mesaisi başlayınca afallaması kadar davranış biçimi göstermesine şaşırmayacağım.
Kaptanlar Ayhan, Karan ve de Sabri önderliğinde, Lincoln, Baros ve Arda bozuk
psikolojiyle takımlarına nasıl faydalı olacaklarını bilmiyorum. Ancak birazda
ümitliyim; bu çocuklar hakemle oynayamayacakları için kendini futbola
verdiklerinde, özellikle de Lincoln, Arda, Baros çok etkili oluyorlar, bir de
sağlam bir Kewell’ı eklersek ortaya “fantastik 4’lü” çıkıveriyor. Haliyle seyir
zevkimiz de artıveriyor. Biraz da sportif düşüncelerimi yazmalıyım. İlk olarak
içimden bir his, içimin derinliklerinde gelen bir ses: Tarihin tekerrürden
ibaret olduğu ve Arda’nın bu maçta yine kırmızı yiyeceğini fısıldıyor
kulaklarıma. Bu sadece benim hissi yanım, belki isimde yanılıyor olabilirim
ancak Galatasaray’ın maçı tam kadro tamamlayamayacağı kanısımdayım. Fransız
Grandis De Bordeaux hızlı oynamayı seven, duran toptan gol atma becerisi yüksek
ve çok hareketli hücum hattından kurulu bir takım. Tüm bunlarda Galatasaray’a
çok ters düşen eylemler. Bir Chamakhları var yaydan fırlamış ok gibi,
Courcuffları var çapraz,ters koşular yapmaktan usanmıyor, üstün zeka, müthiş bir
yetenek, bir Cavenaghi birde Bellion’u var değinmek dahi istemiyorum. Tabi bir
de Fernandoları var, artık onu da Arda düşünsün lütfen. Bakmayın siz yönetime,
onlar büyük bir gaf içindeler; Galatasaray Türkiye değil, Galatasaray
Avrupa’dır. Galatasaray’ın gerçek ligidir Avrupa ligi, takımımıza güvenelim.
Galatasaraylı olmak Galatasaray’ı sevmektir, Galatasaraylı gibi olmaktır, iyi
günde sevinmek, kötü günde umut beslemektir. Aksine inanmak, yönetim gibi
davranmak; hezimetle dönmektir. Şu gün itibariyle Galatasaray hezimeti yaşayan,
Bardeaux da hezimeti yaşatan rollerine çok uygun aktörlerden kurulu. Bu yüzden
aksinin aksine inanalım, güvenimiz sonsuz olsun, inancımız ve dualarımız
GALATASARAY’LA, aksine…
|